İrşad Mâkâmı

Bu fakîre ilk açılan kapı, bulmak zevki olup, bulmanın kendisi değildi. İkinci hâlde ise, bulmak ele geçti ve bulmak zevki gitti. Üçüncüsünde ise, bulmak da, bulmak zevki gibi yok oldu. İkinci hâl, kemâl ve velâyet-i hâssa derecesine kavuşma hâlidir. Üçüncü makâm ise, tekmîl [tâlibleri kemâle getirme] ve insanları Hakka da’vet için geriye dönüş makâmıdır. Önceki hâl, sâdece cezbe bakımından kemâldir. Buna sülûk de eklenir ve tamâm olursa, önce ikinci, ardından üçüncü hâl hâsıl olur. Sülûk yapmamış bir meczûb ikinci ve üçüncü hâle kavuşamaz. Kâmil ve mükemmil olan bir mürşid, cezbesi sülûkünden önce olandır. Ondan sonra sülûkü cezbesinden önce olan gelir. Bu ikisinden maadası aslâ kâmil ve mükemmil değildir. Vessalâtü ves-selâmü alâ hayr-il beşeri Seyyidinâ Muhammedin ve âlih-il ethar.