Felâk ve Nâs Sureleri Kur'an'dandır

Mahdûm Şeyh Şerefüddîn Münîrî, (Mektûbât)ında yazıyor ki, Mu’avvizeteyni [Kul-e’ûzüleri] farz namâzlarında okumamalıdır. Zîrâ, Abdullah ibni Mes’ûd “radıyallahü anh” bu iki surenin Kur’ân-ı Kerîm’den olduğunda cumhûra muhâlefetle, Kur’ân’dan değillerdir demektedir. O hâlde kat’î farz olan namâzlarda, bu iki sureyi okumamalıdır. Bu fakîr de bunun için okumuyordum. Nihâyet bir gün, bu fakîre gösterdiler ki, bu iki sure huzûr-i ilâhîye çıkıp hazret-i Mahdûm’un kendilerini farz namâzlarında okumaktan men’ ettiklerinden şikâyet ediyorlar ve bizi Kur’ân’dan çıkardı” diyorlar. O zamândan beri, onları okumamaktan vazgeçip, farz namâzlarında okumağa başladım. Her ne zamân bu iki sureyi farz namâzında okusam, acîb ve garîb haller müşâhede ediyorum. Gerçekten şerî’at bilgilerine baş vurulduğunda, farz namâzında bu iki sûrenin okunmaması hakkında bir sebep görülmüyor. Hattâ mushafın içindekilerin hepsinin Kur’ân olduğu hakkındaki kesin hükme şüphe bırakmamaktadır. Bununla berâber bu iki sûrenin, namâzda zamm-ı sûre olarak mezhebde okunmamasının vâcib olması zannîdir. [Zîrâ hanefî mezhebinde namâzda Fâtiha-i şerîfeyi ve herhangi bir zamm-ı sûreyi okumak vâcib, kırâet ise farzdır.] O hâlde, zannî de olsa, bu iki sure için, farzda okunmazlar demek, farz-ı muhâl [ya’nî bir an bu sözü kabullensek bile] hiç bir senede dayanmıyor. Çünki bunlar Fâtiha-i şerîfe üzerine zamm-ı sûre olarak okunmaktadır. Böyle büyük ve uyulması gereken bir şeyhin böyle bir söz söylemesine ne kadar şaşılsa yeridir.

Ves-salâtü ves-selâmü alâ Seyyid-il Beşer ve âlih-il et-hâr.