Büyük Zâtlara Tâbî Olmak ve Onları Taklid Etmek

Tasavvuf büyüklerinin yolundan, hattâ İslâm milleti ve şerî’atinden büyük pay alanlar, taklît fıtratına ve mütâba’at yaratılışına sâhip olanlardır. Bu fıtrat ve yaratılış kimde dahâ çoksa, nasîbi de çoktur. Burada işin esâsı, taklîtte ve bu yerde esâs mes’ele, mütâba’attadır. Peygamberleri “aleyhimüssalavâtü vet-teslimât” taklît, en yüksek derecelere ulaştırır ve asfiyâya mütâba’at, yüksek makâmlara erdirir. Ebû Bekr-i Sıddîk’ta “radıyallahü anh” bu fıtrat ziyâde bulunduğundan, hiç duraklamadan, Resûlullah’ın peygamberliğini tasdîk etmek sa’âdeti ile şereflendi ve bütün sıddîkların re’îsi oldu. Ebû Cehil mel’ûnunda, taklît ve tâbi’ olma isti’dâdı az bulunduğundan, o büyük sa’âdetle şereflenemedi ve lanetlenmişlerin önderi oldu.

Mürid kavuştuğu her kemâle, mürşidini taklîtle kavuşur. Mürşidin hatâsı müridin sevabından [doğrusundan] iyidir. Bunun için Ebû Bekr-i Sıddîk “radıyallahü anh”, Resul-i Ekrem’in “sallallahü aleyhi ve âlihi ve sellem” bir sehvi [yanılması] olmağı tercîh ediyor ve: (Âh, ne olaydı, Muhammed’in “sallallahü aleyhi ve âlihi ve sellem” bir sehvi [yanılması] olaydım) buyuruyor. Resûlullah Efendimiz “aleyhis-salâtü ves-selâm”, (Bilâlin (ﺲ) sin’i, Allah katında (ﺵ) şın’dır) buyurdu. Çünki hazret-i Bilâl-i Habeşî “radıyallahü anh” arap değildi. Yabancı idi, ya’nî Habeşli idi ve ezân okurken eşhedü yerine eshedü derdi ve Allah katında onun eshedüsü, eşhedü olarak kabûl edilirdi. O hâlde Bilâl-i Habeşî’nin “radıyallahü anh” hatâsı, başkalarının doğrusundan dahâ iyi ve makbûl olmaktadır. Mısra:

Senin eşhedüne güler,

Bilâl’in eshedüsü.

Azîzlerden birinden işittim. Dedi ki, meşâyıhdan nakledilen ba’zı duâlarda, her nasılsa ba’zı şeyhler hatâ etmişler ve aslına uygun okumamışlar. Ammâ eğer onlara tâbi’ olanlar, o duâları aslı üzere değil de, şeyhlerinin okuduğu gibi okurlarsa, yine te’sîri görülür. Eğer şeyhlerinin okuduğu gibi değil de, doğru okurlarsa, te’sîri görülmez. Allahû Teâlâ Habîbinin hürmetine “aleyhi ve alâ cemi’il-enbiyâ-i vel-mürselîn ve alâ mütabi’ihim-üs-salavâtü vet-teslimât” bizi peygamberlerini taklît ve evliyâsına tâbi’ olmak üzere bulundursun!